Görme Engelliler



Derslik Sayısı: 17
Öğretmen Sayısı: 43
Öğrenci Sayısı: 1087

KODLAMA HAFTASI 7-22 EKİM

21.yüzyıl becerileri için en etkin oluşumlar: “Kod okur-yazarlığı” Geleneksel eğitim-öğretim anlayışında temel olan öğretmen odaklı ders anlatım sürecinde dikkatle dinleyen, not alan ve verilen alıştırmaları yapan öğrenciler vardır. Çoğunlukla da sürecin kalitesi değil işin tamamlanmasıdır odak noktası. Öğrenme odaklı bir sınıfta ise süreç gözlemlemek için çok değerlidir. Öğrenciler kişisel öğrenme hedefleri olan, bilgi ve becerilerini geliştirmeye odaklanan ve özdeğerlendirme yapabilen öğrenenlerdir. Öğrencilerin Üst-bilişlerini etkinleştirerek bilgi okuryazarı, eleştirel düşünen, neden sonuç ilişkisi kurabilen, yaratıcı düşünen ve yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen bireyler olabilmeleri için farklı çözüm yolları aranmaktadır.21. yüzyılda çocukların sahip olması gereken en temel beceriler; yaratıcılık, eleştirel düşünme, iletişim ve işbirliği olarak tanımlanmaktadır. Teknolojinin ilerlemesi ve eğitime sunuduğu yenilikler aynı zamanda getirdiği basitlik, öğrencilerin bu becerileri kazanmasını oldukça kolaylaştırıyor. Okulumuzda bu becerileri öğrencilerimize kazandırmak adına uyguladığımız iki güzel örnekten bahsetmek istiyorum.Bunlardan birincisi; geçen sene tüm dünyada başlayan ve büyük ses getiren, okulumuzunda aktif olarak yer aldığı kodlama etkinliğidir. 21. Yüzyıl Öğrenen Standartları ile ilgili donanımlarına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen eğitim programlarında önemli bir yeri olan “Hour of Code” etkinliği sayesinde dünyanın dört bir yanından milyonlarca öğrenci kodlama öğrenmenin heyecanını yaşıyor. “Hour of Code”, özellikle çocukların ve gençlerin kod yazmayı öğrenmesi ve bunu severek yapmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiş, görsel platformuyla ilgi uyandıran bir etkinlik. Code.org oluşumu tarafından “Computer Science Education Week” kapsamında bu sene 8-14 Aralık tarihleri arasında düzenlenen “Hour of Code” projesi bu yıl dünya çapında 100 milyon öğrencinin erken yaşlarda programlama ile tanışmasını hedefliyor. Tüketen değil üreten bir nesil yaratma yolunda atılan bu büyük akımın yankıları dünya basınında da ünlü isimler tarafından yer almaktadır. Tim Berners-Lee, Steve Jobs, Mark Zuckerberg gibi bilişim teknolojileri alanında önemli işlere imza atmış birçok ismin yanısıra Amerika Birleşik Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama da herkesin kodlama yapmayı öğrenmesi gerektiğini belirtmiş ve etkinlik kapsamında ufak bir program da kendisi yazmıştır. Böylece Obama, Bilgisayar Bilimleri Eğitim Haftası kapsamında yazdığı program sayesinde “ Bir bilgisayar programı yazan ilk başkan ” unvanının sahibi olmuştur. Küçük yaş gruplarında başlattığımız kodlama etkinliğinde, öğrencilerimiz algoritmik düşünme becerileri üzerine uygulamalar yapıyor, neden sonuç ilişkilerini kurarak problem çözme becerilerini geliştiriyorlar.Algoritmik düşünme becerisini küçük yaşlarda kazandırmaya çalıştığımız öğrencilerimizle daha ileriki sınıflarda, kodlama mantığını geliştirmek için “Scratch”, “code.org” vb platformlar kullanarak devam ediyoruz.21. yüzyıl becerilerinden birisi olarak düşünülen “Computational Thinking” kavramı, her bireyin sahip olması gereken bir düşünme biçimi olarak tanımlanmakta olup daha net olarak ‘bilgisayar bilimini kullanarak problem çözme becerisi’ şeklinde ifade edilebilir. Bu kavramın temelinde, algoritmik düşünme ile büyük problemler ufak parçalara ayrılır, sonuç gözlemlenir ve en başta ön gördüğü sonuca gore doğru adımlar atılmaya devam edilir. Sonuçta ise bu becerileri kazanan bireyler derslerindeki ve günlük hayattaki sorunlarını da kolaylıkla çözebilecektir.Günümüz çocukları bir yaşından itibaren teknolojik cihazları kurcalamaya başlıyorlar. Özellikle tablet gibi dokunmatik cihazları iki yaşından itibaren kullanmayı öğreniyorlar. Dört yaşında kuşları sapanla fırlatarak domuz avlamakta ustalaşıyorlar. İlkokula gidince arkadaşları ile internette sohbet etmeye başlıyorlar. Ortaokul çağına geldiklerinde ise sadece bilgisayar oyunu oynamakla yetinmeyip kendi oyunlarını yaratmak istiyorlar. Bazıları yaratıyor da; Mesela Mark Zuckerberg ortaokulda arkadaşlarının çizdiği karakter ve resimleri bilgisayar oyununa dönüştürmek için kod yazmaya başlamış.Bilgisayar programlamayı öğrenmek korktuğunuz kadar zor değil, en azından dijital nesil için... Zuckerberg´e program yazmayı 9 yaşındayken dişçi babası öğretmiş ama çoğunuzun kodlama öğrenmesi için sizin yazılım yapmayı bilmeniz şart değil. Bunun için dünyada birçok başarılı uygulama var:Tynker, K12 sınıflarındaki öğretmen, öğrenciler ve ebeveynlerine kod yazımını öğretmeyi amaçlayan ücretsiz bu platform, görsel bir programlama dili aracılığı ile basit yöntemlerle çocuklara, eğitmenlere ve ebeveynlere kodlamanın mantığını öğretiyor. Programlama becerisini eğlenceli bir şekilde geliştirmeyi hedefleyen http://www.tynker.com/ bunu çocukların yaratıcılıklarını ortaya çıkararak yapıyor.Microsoft´un Small Basic programı da erken yaşta kodlama dillerinin ortak kavramlarını çocuklara öğretiyor. http://smallbasic.com/ sade grafik arayüzü ile çocuklara uygulama ve oyun geliştirmeyi öğretiyor. Kullanımı kolay içerikleri sayesinde çocukların temel yazılım kavramlarını ve nasıl çalıştığını anlamasını sağlıyor, program yazmayı öğretiyor.Türkiye´de de Doç. Dr. Selçuk Özdemir´in hazırladığı www.mucitlergaraji.com çocuklara eğlenceli bir şekilde bilgisayar programcılığı ve kod yazma dünyası ile tanıştırıyor.Tynker´ın kurucusu Krishna Vedati 1991 yılında Hindistan´dan ABD´ye Bilgi Teknolojileri alanında yüksek lisans yapmak için göç etmiş. Birden çok başarılı internet girişimi bulunan Vedati, altı ve dokuz yaşlarındaki iki çocuğunun teknolojik cihazları ellerinden düşürmediklerini ancak okullarda 50 yıldır aynı konuların sadece farklı yöntemlerle öğretildiğini gözlemlemiş. Çocuklarının çok hevesle kullandıkları cihazlar için bir şeyler de üretmeleri gerektiğine karar verip bu platformu kurmuş.Ülkemizdeki test odaklı eğitim sisteminin, dünyayı üç yanlış bir doğru eksenine sıkıştırarak, çocukların yaratıcılığını geliştirdiği pek söylenemez. Elektronik cihazlarla sürekli etkileşimdeki dijital nesle program kodlamayı öğretmek onlara, sorunlara bilimsel yaklaşma, yaratıcı çözümler üretme, her yeni bilgiyi eleştirel bir bakış açısı ile değerlendirebilme ve ortak akıl oluşturarak takım çalışması yürütme gibi iş ve sosyal hayatta çok önemli becerilerin gelişmesine de yardımcı olur.Dünyada tanınmış internet girişimcilerinin neredeyse tamamının kurucularının ortak özelliği çocuk yaşta kod yazmaya başlamaları. Kod yazmayı öğrenmek internette sadece kullanıcı değil aynı zamanda üretici olma imkânı sağlıyor. Yaratıcı fikirlerin sözde kalmayıp ürüne dönüşmesini sağlayarak inovasyonun önünü açıyor.Gelecekte çocuğunuzun bir internet girişimcisi olmasını istiyorsanız onlara şimdiden kod yazmayı öğretin. ********************Kod, programlamak, geleceği yazmak… Peki nedir kodlamak? Günlük hayatı, bir ihtiyacı ya da veriye ulaşımı kolaylaştırmak için tasarlanan her türlü yazılıma kodlama denir. Örneğin internet tarayıcımız kodlardan oluşan bir yazılımdır. Bir yazıyı hazırlamakta kullandığımız Microsoft Word programı da yazılımdır. Ancak sadece bilgisayarımız kodlardan oluşmaz. Hesap makinemiz, cep telefonumuz ve hatta arabamız kendilerine özel yazılmış kodlar sayesinde fonksiyonlarını yerine getirebilirler.Peki sizce kodlama günlük hayatımızda bu derece yaygınken, onu bilmemek kabul edilebilir mi? İçinde bulunduğumuz şartlara göre herkes nasıl ayakkabısını bağlamayı biliyorsa programlamayı da öğrenmelidir. Mark Zuckerberg’in söylediği gibi bundan 15 yıl sonra ilkokulda okuma yazma gibi programlama da öğretilecek. Programlama bilmenin avantajları sonsuz. Hazır yazılımları “app store”dan indirmekle sınırlı kalmayıp neye ihtiyacımız varsa onu üretmek ve bunu toplum için faydaya dönüştürmek mümkün. ABD Başkanı Barack Obama’nın da dediği gibi telefonumuzda oyun oynamayı bırakıp onu programlamanın zamanı geldi.